Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hafıza Kırıntıları - 41

- "Adam Smith Sorunu". Kişinin insanlar ile ilgili düşüncelerinin değişebileceği durumu. Bu değişim zamanla ve tecrübe ile olabilir. Dolayısı ile insanın düşüncelerinin değişmiş olması kendisinin değişmiş olması ile alakalı olabilir.

Peki nereden çıkmış bu tabir? Adam Smith bilindiği üzere Milletlerin Zenginliği adlı 5 ciltlik Eseri yazan İskoç Ekolünün önemli bir Sosyoloğu ve Ahlak felsefecisidir. Bu kitap Kapitalist Ekonomik Sistemin dünya üzerinde açıklandığı ilk eser olma özelliğini taşır ve arkası da herkesin malumu... Bu konu bir yana; sorun şurada başlıyor. Adam Smith 1776 yılında Milletlerin Zenginliği eserini yazmış ve insanların mübadele eğilimlerini ve bu eğilimleri gerçekleştirirken sadece bencilce ve Rasyonel şekilde bunu yaptığını söylemiş ve bu eğilimin sadece dünya üzerinde insanlarda olduğunu iddia etmiştir (Mal değiş tokuş eylemi, Primatlarda da aynı şekilde olduğu yakın bir geçmişte defalarca filme alınmıştır. Ama o yıllarda bilinen bir şey değildi elbette…

Hafıza Kırıntıları - 40

- "Küstahlık zihinsel ahlak bozukluğunun en kötü biçimidir." - Dücane Cündioğlu

- Neden amaç ve hedeflerimiz var? Bu sorunun bende en net cevabını "Kıt kaynaklar, sınırsız ihtiyaçlar" olarak özetlenebilecek iktisadın özünü oluşturan hipoteze ten türetip verebiliriz.

Çevremizde ve genel olarak dünyamızda kaynakların kıt olması sadece fiziksel bir sorun değil aynı zamanda yaşamsal da bir sorundur. Her ne kadar bazı akademisyenler bizde "Türetilmiş, öğretilmiş talep" ten dolayı ihtiyaçlarımız sınırsızmış gibi gösteriliyor aslında ihtiyaçlarımız o kadar sınırsız değil dese de bu görüş eksik. Atladıkları şey insanın kontrol edebildiği temel fiziksel ve ekonomik olarak değer kabul edilen kaynakları baz almaları.

Aslında yaşamsal (biyolojik) olarak bakarsak kaynaklarımız oldukça kısıtlı. Ömrümüz zaman olarak kısıtlı, yaşam enerjimiz kısıtlı, gençliğimiz güzelliğimiz kısıtlı, düşünebilme üretebilme kapasitemiz, süremiz kısıtlı. Durum böyle olunca ne ortaya çıkıyo…

Hafıza Kırıntıları - 39

- "Ekonomi alanında, bir eylemin, tek bir etkisi yoktur, bir dizi etkisi vardır. İlk etki hemen görünen sonuçtur. İlk bakışta görünmeyen diğer etkiler ise zamanla kendini gösterir. Eğer ilk etki güzel bir sonuç ortaya çıkarıyorsa, kötü iktisatçılar, daha sonra ortaya çıkabilecek büyük zararları göz ardı ederek bu küçük olumlu sonucun peşine düşer. İyi iktisatçılar ise, görünmeyen etkileri de dikkate almaya gayret eder; kısa dönemli çıkarların yerine uzun dönemli çıkarları hedeflerler." Frédéric Bastiat. Kaynak (Bu yazı başka bir şey için yazılmış ancak girişinde bu var.) 

Fransız iktisatçı 1848 yılındaki bir çalışmasında aynen böyle demiş. Bunu okur okumaz hemen aklıma şu geldi. Bu paragrafı alıp içinden Ekonomi ve iktisad sözcüklerinin yerine Yönetim koyalım. Bakın ne çıkıyor.

"Yönetim alanında, bir eylemin, tek bir etkisi yoktur, bir dizi etkisi vardır. İlk etki hemen görünen sonuçtur. İlk bakışta görünmeyen diğer etkiler ise zamanla kendini gösterir. Eğer ilk etki gü…

Hafıza Kırıntıları -38

Bir sürü şey birikti ancak zaman bulup da yazmak kolay olmuyor. Ya zaman oluyor istek olmuyor ya istek çok oluyor ama zaman olmuyor. Sanırım bu da yazma niyeti ile ilgili. Ancak arada bir dürtenlerde olmuyor değil hani. Toparlanıp bir şeyler daha yazmaya motive ediyorlar. Aramızda kalsın; her ne kadar kendim için yazıyorum filan desemde bir saatten sonra öyle olmuyormuş. İnsan istiyor "ya birileri de okusun da altına yorum filan yazsın" diye. Sanırım bende de var beğenilme isteği ya da onaylanma isteği. Etkin iletişim kitaplarında da yazar. "Her insan onaylanmak, ödüllendirilmek, takdir edilmek ister. Bunu yaptığınızda size karşı çözülmeyecek insan yoktur." diye.

Bir sürü şey birikti demiştim uzatmadan sıralayalım bakalım.

- Özür,üstünde yatılacak bir yastık değildir;önce,tekrarlamamayı güvence altına alacaksınız sonra özür dileyebilirsiniz. - Tınaz Titiz.

-İşyeri mutluluk merkezi değildir. Çalışmak güzel bir şey olsaydı üstüne para vermezlerdi. - Serdar Kuzuloğlu

Hafıza Kırıntıları - 37

- İyi eğitilmiş olmak farklı bir şey, iyi eğitim almış olmak farklı bir şey. Bir hayvana kırbaç korkusunu öğretip her kırbaç şakladığında oturmasını öğretiyorsanız ve hayvanda her seferinde bunu kusursuz bir şekilde yapıyorsa o iyi eğitilmiştir, İyi eğitim almış değildir. Keza bizde bu hayvana "İyi Eğitilmiş" deriz, "İyi Eğitim Almış" demeyiz.  bu iki kelime anlam olarak farklıdır. Örneğin İlgilizce de;

İyi eğitim almak : decend Educated
İyi eğitilmiş        : well Trained

olarak geçer.


- Ortak Kaynakların Kullanım Trajedisi. (Tragedy of Commons)  1968 yılında ABD’li çevre bilimci Garret Hardin, Science dergisinde ‘’The Tragedy of Commons’’ yani; ortak malların trajedisi başlıklı bir makale yayınlamıştır. İsmi buradan geliyor. Kısaca şu şekilde ifade edilebilir.

Herkesçe kullanılan ortak alanlar ya da kaynakların kullanan birey ya da bireylerin bu kaynak ya da alanları kullanım esnalarında genel kesiminde faydalanacağını düşünüp o şekilde kullanması yerine bireyin…